turk sinemasinin en mukemmel sahnesi

n'olacak simdi filminde sener sen'in karisi tarafindan basildigi sevgilisine istifini bozmadan don-sudyen daktiloda yazi yazdirmasidir.

kiyikoy

istanbul-kiyikoy arasi motosikletliler icin nefis bir surus rotasidir.

beyaz rus

<bkz: belarus>
<bkz: elf>

capri sun

kiev metro'da satilmakta ve buzdolabimda ziyadesiyle bulunmaktadir.

seks onurlu bir eylemdir

150000 dolara esir aliriz aksarayi
sokaktan mi topluyorsun onur sen
dagittigin tum parayi

100 dolari koyarim cebe
giderim laleliye
sehrazatin kralina koysam
ikincisi hediye

aptal onur aptal onur geri zekali onur.**

kraft

nihat kahveci'nin 20 kusur gol attigi sene real sociedad'in forma reklamiydi.
nihat'in gollerden sonra gol pasini veren topcuya dogru (ki genelde ya kovacevic ya de pedro ya karpin olurdu bunlar) yan donup sag el isaret parmagi havada kulubeye dogru kosarkenki goruntusunde akilda kalmis iste.

ice tea seftali

su yerine iciliyor
buz gibisi makbul
likir likir gidiyor
seftalili

eee cay bunun neresinde dedirtir insana.

cayi silin kardesim adindan. demlikte demlenmemis dumani uzerinde olmadiktan sonra neyleyim ben o cayi.

fazil say in fenerbahce ye yavsak demesi

gerceklesmemis bir ifadedir.

fazil say fenerbahce'ye yavsak dememis, elenmesine yavsaklik demistir.

101

<bkz: lol>

5 agustos 2010 besiktas viktoria plzen maci

izleyemeyecegim icin delirecegim mac. yurt disina (parasiyla) herhangi bir internet yayini vermeyen d zibarti da sevgiyle anacagim mactir ayni zamanda.

genel anestezi

ayilirken "narkoz veriiin, cok guzelmis narkooooz" diye bagiranlar mevcuttur *

hilmi ozkok u hala genelkurmay baskani sanmak

recep bey'in hayali.

omer urundul ile ramazan ozel

<bkz: alan daraltalım, cemaat dışarıda kaldı>

kreschatik

kiev'in bağdat caddesi.
cumartesi ve pazar günleri trafiğe kapalı oluyor.

üç gidiş üç geliş 6 şeritli, maksimum 1 km uzunluğunda bulvar.
marks and spencer, zara, mango (2 adet) var. 1 ay içinde colins de açılacak.

<bkz: kiev>

kiev

temmuz itibarıyle yeni hayatıma başladığım şehir.

henüz 4 günlük kiev'li olduğumdan öyle bol çözümlemeli bir detaya sahip değilim.
ancak ilk izlenimlerimi sıralayabilirim;

* "sokakta gördüğün 10 kızın 9'u çok güzel, 1'i de güzeldir" olayı tam bir hurafe. doğrusu ise 8'e 2 :)
* insanları ticareti bilmiyor. çalışanları ise verdiğin işi yapıyor, işi asla yönetemiyor.
* ingilizce bilenlerin sayısı çok çok az. rusça bilmeden konforlu bir hayat kurmak neredeyse imkansız.
* ana dil ukraynaca da olsa herkes rusçayı anadili kıvamında biliyor.
* en çok rastladığım arabalar; alt sınıf, tabii ki lada, orta sınıf skoda octavia- toyota camry, üst sınıf ise escalade.
* hayat sanıldığı kadar ucuz değil. orta sınıf bir restoranda adam gibi bir yemeğin maliyeti 150-250 grivna arası; tl hesabı için bölün beşe.
* ukraynalı yaşlı biri geçmiş ile bugünü güzel kıyaslamış; eskiden alacak birşey yoktu, para da yoktu. şimdi alacak çok şey var ama para yine yok. yani alt kesim düne göre daha mutlu değil.
* şehir merkezinde yeni ev bulmak çok kolay değil. eski 50-70 metrekarelik döküntü evler var. ortaya attıkları bir kanepeyle eşyalı muamelesi görüyor ve kirası 1000 dolardan aşağı değil. merkezdeki yeni bir dairenin kira bedeli ise 1500 dolardan aşağı değil. şehir dışına ve dinepr nehrinin doğusuna doğru gittikçe yeni ev sayısı artıyor ve kiralar düşüyor. 800-1000 dolar civarı 70-100 metrekare yeni bir ev kiralamak mümkün.
* metro hattı şehri örümcek gibi sarmış ama iş saatlerinde çok kalabalık. çok ucuz bu arada, 1.7 grivna.
* mandarin diye bir alışveriş merkezi var, görmemişleri kazıklamak için. annapurna markalı (ki orijinali anapurna'dır) trikonun fiyatı 10.000 grivna idi. yani 2.000 tl. vay arkadaş demek geldi içimden. mahmutpaşa'da tezgaha koysan 10 liraya kimse yüzüne bakmaz.
* şehir park gibi, yemyeşil. dinepr nehri kıyısı boyunca plajlar var, insanlar suya giriyor, yüzüyor.
* trafik özellikle iş saatlerinde keşmekeş.
* kızların isimleri ya olga, ya elena, ya anna, ya anastasia. başka isimler tek tük :)
* güzel ve yaşanılası şehir.

2 temmuz 2010 uruguay gana maci

futbol tarihine geçen en genç maçtır. futbol belgesellerine çok fazla malzeme çıkar bu maçtan.

bernd schuster

hadi inşallah dedirten gelişme.

futbolculuk kariyeri efsane.

hocalık kariyerinde real madrid'i barcelona'nın rüya kadrosunun önünde farklı şampiyon yapmak var.

gelişmeleri merakla izliyoruz...

31 mayis 2010 gazze ye yardim konvoyu saldirisi

şiddet, terör, alçaklık, kalleşlik, zulüm, israilin genlerinde olan şeyler.
bunu kimse tabii ki tasvip etmiyor.
öfke kusuluyor
gerek sözle gerek böyle klavyede
ne işe yarar
koca bir hiiiiiiiiiiiiiiiiiiiç

zamanında italyan arabaları yaktık ani reflekslerle
ne oldu???
nikah şahidi oldu!

senin başbakanın diplomasi yapacağına racon kesmelere kalkarsa
hem de seçim öncesi, sadece iç politika malzemesi yapmak için
allah için insanlarımız da racona pek hevesli; hemen gaza gelip, aslan kaplan yapar zaten.
sonunda ne olur peki
2000 yıllık savaşın hiç olmadık şekilde tarafı olursun
hem de yapacağın hiçbir hamle yokken
giden 19 can ise sadece düştüğü yeri yakar
sonra yüzündeki 5 parmağın izini gizlemek için heryere kon destanlarına sığınırsın.
manşetler, gündem pırt diye değişir, bakın gazetelere...

şimdi bize düşen, ölü, yaralı ve esir düşen mürettebatımızı firesiz yurda getirmektir.
davos'un sahte kahramanları bu işi becersinler bari hiç yoksa.

filistin'de yapılanlar zulümdür
3 senelik gazze ablukası tarihte yerini alacak bir insanlık ayıbıdır
buna seyirci kalmak herkesi tabii ki suçlu kılar
ama çözüm racon kesmekte değil, diplomasidedir

ha gücün yetiyorsa dizersin savaş gemilerini, doğrultursun namlularını, havalandırırsın uçaklarını, raconun kralını kesersin
gücün varsa
eğer yoksa
sen racon keserken
elalem kafa keser

cenneti kerhane tanriyi pezevenk sanmak

sırf huri için cenneti tırmalayan kişinin gizli düşüncesi.

filistin e yardim salakligi

senin dış ticaretine 2 ülke kota koysa götüne giymeye don bulabilecek misin dedirten önerme.

bırak ticareti adamlar 4 senedir abluka, tecrit altında!